Şu cümleler beni çok derinden sarstı. Çünkü gerçekliğini bizzat içinde bulunarak yaşadım.
Bir zamanlar Getir‘de çalışmak için kapısında kuyruk olurdu insanlar. Açık pozisyonlar için başvuru yapmış binlerce kalifiye insan içerisinden, insan kaynakları profesyonellerini delicesine tatmin edecek kalitede mülakatlar sonrasında en iyileri seçebilme prestijine sahipti.
https://www.linkedin.com/posts/forwardnews_bir-zamanlar-getirde-%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmak-i%C3%A7in-kap%C4%B1s%C4%B1nda-activity-7288113787511971840-2dCI?utm_source=share&utm_medium=member_desktop
Ardı ardına gelen devasa yatırımlarla, şirket değeri muhtemelen başlangıçta kurucuların bile hayal edemeyeceği seviyelere geldi. Pandeminin de etkisiyle yükselen talep, hızlı büyüme ve global açılım sayesinde çok hızlı büyüdüler.
Getir’de çalışmaya başladığımda İK departmanı olarak 10 kişi ancak vardık. Şirket 200 kişi falandı. Alınan yatırımlar ve birbirinden özverili çalışanlar sayesinde 81 ile açılış süreçleri, sonra 10 ülkeye açılış, on binlerce çalışan derken şu an gelinen nokta çok çok çok üzücü.
Getir’in en hızlı büyüdüğü zamanlarda orada bulunup tarihi bir başarı hikayesi yazmanın gururunu da; geldiği noktada yapılan hataların bedeline dair üzüntümü de aynı anda içimde yaşıyorum.
Gurur ve üzüntü, aynı anda.



Yorum bırakın