Freud ve Einstein’ın Mektup Arkadaşı Olduğunu Biliyor muydunuz?

Başlığı böyle görünce, “tıklama tuzağı” gibi geliyor olabilir, ama bu gerçek! 😊
Evet, biri fizik dehası Einstein, diğeri psikoloji dahisi Freud, mektup arkadaşlığı yapmış ve savaşın önlenmesi üzerine tartışmışlar.

Einstein, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra, bu yıkımın bir daha yaşanmaması için devletlerin silahlanmayı durdurması gerektiğini savunmuş ve Freud’a “Savaşı nasıl önleyebiliriz?” diye sormuş. İnsanların savaşa bu kadar kolay sürüklenmesine şaşıran Einstein, insanlarda savaşı kışkırtan bir yok etme dürtüsü olduğunu düşünüyordu

Freud ise cevap verirken hak konuyu “güç”, “insanlararası çıkar çatışmaları”, “savaşların amaçları”, “zorbalık dürtüsü” üzerinden ele almakla birlikte insanların iki temel içgüdüyle hareket ettiğini söylüyor:

  1. Birleştirmek & korumak
  2. Saldırmak & yok etmek

Tıpkı sevgi ve nefret gibi! Freud’a göre bu içgüdülerden biri iyi, diğeri kötü değil; ikisi de yaşamın doğal bir parçası. Ancak bu içgüdülerin dengelenebileceğine de inanıyor. Eğitim, hukuk ve sosyal kurumlar sayesinde saldırganlığın kontrol altına alınabileceğini düşünüyor.

Tabii, Freud’un analizinde bir sosyolog olarak gözümden kaçmayan diğer şey de onun Avrupa merkezci yani Eurocentric bakışı.

“Toprak ele geçirmeye yönelik savaşlar arasında da bazıları felaketten başka şeye yol açmazken… bazıları… zorbalıktan hukuk düzenine geçilmesine katkıda bulunmuştur. Örneğin Romalıların fetihleri Akdeniz ülkelerine o değerli pax romana’yı kazandırmıştır. Fransa krallarının topraklarını genişletme hevesiyse, barış içinde birleşik ve mamur bir Fransa yaratmıştır.”

Ayrıca, Freud Birleşmiş Milletler’i de eleştiriyor; ona göre öncüsü Milletler Cemiyeti’nin 1. Dünya Savaşı sonrası kurulmasına rağmen 2. Dünya Savaşı’nı engelleyemememesi büyük bir başarısızlık. Freud o dönemde Bolşeviklere de karşı çıkıyor.

“Bolşevikler de toplumu oluşturan bireylerin maddi gereksinimlerini karşılayıp aralarında eşitliği sağlayarak saldırganlık eğilimini ortadan kaldırabileceklerini ummaktadır. Ben bunu bir yanılsama olarak görüyorum… Tepeden tırnağa silahlanmış durumdalar ve kendi etrafındakileri başkalarına karşı beslenen bir kin duygusuyla bir arada tutmaya çalışmıyor değiller. Ayrıca… önemli olan insanlardaki saldırı eğilimini tümüyle safdışı bırakmak değil, bir savaşla kendini açığa vurmayacak gibi bu eğilimin yönünü değiştirmektir.”

Bu ilginç mektuplaşmayı merak ederseniz, Freud’un “Bir Yanılsamanın Geleceği” kitabının son kısmında veya doğrudan “Neden Savaş?” kitabında bulabilirsiniz!

Yorum bırakın